18/11/2008

Salyangoz

   Arkadaşlar, dün eve geldiğimde internete "Kısa Film" yazdım. Ve gerçekten buna değdi. "Salyangoz" adlı bu Alman kısa filminin salyangozlarla alakası yok. Son derece güzel (biraz klişe) kurgulanmış harika bir aşk öyküsü. Etkisini hissedeceğinizi umuyorum:) Filmin tamamı 15 dakika, ama insanı ağlatabilir eğer o duyguları hissedebilirseniz...

14/2/2008

14 Şubat Ve Bir Not

 Bugün o gündü arkadaşlar.Bugün 14 Şubat'tı.Her zamanki gibi ben yine tek başıma geçirdim bu sevgililer gününüde.Moralim bozuk geçer zannettim.Çok fazla duygusal olay yaşadım çünkü bu sene.Ama hiç de öyle olmadı.Belki de böyle daha iyi oldu.Daha iyi.
 
 Sınıfta, çok sevdiğim arakdaşlarımdan biri olan Esra, insanlara ve olaylara benimle aynı gözle bakan birisi.Genelde olumludur,ama benim dertlerimi dinlemekten arada bir gına geldiğini söyler.Saçma sapan bulur dertlerimi.Haklı da.Ben de daha yaşadıklarımı birşey zannediyorum.Daha birşey görmedim.Bunun bilincinde olarak yaşamalı.Ne oldum değil, ne olacağım demeli."Dününü bil ancak gününü yaşa" demiş birisi.Kim demiş bunu hatırlamıyorum şu an ama, hatırlayınca onu bulup alnından öpeceğim.Çok güzel demiş.Ben de "Eskiler 5 Dakika Önce Başlar" isimli şiirimde, eskime olayının çok kısa bir süreçte gerçekleştiğini anlatmıştım.
Eskiden olan olmuştur kardeşim.Sen bundan bir ders çıkarmadıysan geriye dönüp bakacaksın.Dersini alıp çekip gideceksin eskilerden,geleceksin bugünlere.Yarınlarını çizeceğin bugünlere.

 Fazla dağılmadan konuya geleyim.Esra insanları anlayabildiği için bugün moralimin bozuk olabileceğini tahmin etmiş, ve bana (çok) güzel bir not yazmış.Böyle düşüncelerini kağıda düzyazı olarak dökmeye de bayılır.Kopuk gibi görünür ama cümlelerin taşıdığı anlamlar aynı yere çıkar.O notu paylaşmak istedim sizlerle.

 İşte Esranın notu:

14 Şubat derler ya, işte o gün bugün.Sevgilisiz ve ağır bir kalp.Bizi de avutan içten şarkılardır.Onlar hediyelerini aldılar.Bazıları güya onlar adına mutlu oldu diye sırıttı, bazıları kenarda onları izledi.Bazıları da aşk acısıyla kıvrandı.Hani bizi mutlu edecekti bu aşk?Bize küçüklükten bunu öğretmemişlerdi.Evet her zaman bunu gösterdiler, acı tarafını göstermediler.Yanan yüreği örneklemediler.Bir tutam aşkla bizi kandırdılar.Yalandı şimdi anlıyorum.
İ**k'in space'inde yazan kırmızı başlıklı kızın kötü olduğu,Don Kişot'un bir korkak olduğu gerçek yalanlardı.Şimdiki aşkların yalan olduğu gibi.Ve alınan hediyelerin hiç bir anlamı olmadığı bir zamandayız.Birer paçavra, birer yamayız.
 Daha büyümedik.      BÜYÜMEDİK!

                                       [!!!]

 

 

 Not: Esra sana tekrar tekrar teşekkür ederim herşey için.Sen bir tanesin.

Ziyaretiniz için teşekkür ederim....