8/11/2008
Aşk'a Yaptığım Bir Tanım...
Şu yazıyı yazmaya başlamadan bir dakika önce bir arkadaşlık sitesinde kurulmuş bir grubun tartışma köşesine aşkın tanımını doğaçlama bir şekilde yazdım. Güzel bir tanım olduğunu düşünüyorum. Sizlerle de paylaşmak istedim:
Onun adını duyduğun zaman başından ayak uçlarına kadar bir şok iniyorsa. Yanında olmak için herşeyi yapıyor, ama yanında olduğun zamanda heyecandan hiç bir şey yapamıyorsan. Terliyorsan, çok sıcaksa, ellerin titriyorsa ve hiç olmadığı kadar saçma konuşuyorsan. Bir "Günaydın" demesiyle bile sevinçten havalara uçuyorsan ma çaktırmamaya çalışıp da komik duruma düşüyorsan o aşktır:)))
O da sana karşı aynı şeyleri hissediyorsa, o zaman aşk "Normalötesi Bağlılık" anlamındaki aşk düzeyine ulaşır.
Ama aynı zamanda da aşk yoktur. Çünkü yaşamamışsındır. Çünkü inanmamışsındır nasıl bir insanın diğerinden hava gibi, su gibi kopamadığına. Onu görebilmek için saatlerce soğukta beklediğine. Anlayamamışsındır "Neden var bu kadar aşk şarkısı?" diye. Birine şiirler yazmamış, şarkılar bestelememiş, ve bütün bunlara rağmen yine de onu anlatamadığını düşünmemişsindir. Rüyaların bir çift göz tarafından ele geçirilmemiştir. Aşk yoktur, çünkü karanlıktadır.
Aşk, geç kalır ya da göremezsen gece, tam vaktinde yakalarsan gündüzdür. Sıcak olan tarafıdır dünyanın, eğer kıymeti bilnirse...
0 yorum yazılmıştır