21/9/2008
Karalama Defterimden Esintiler...
Kim demiş insanların beni sevdiğini?
Kim demiş insanların beni sevdiğini?
Kim demiş insanların beni sevdiğini?
Kim demiş insanların beni sevdiğini?
Kim demiş insanların beni sevdiğini?
Kim demiş insanların beni sevdiğini?
Kim demiş insanların beni...
Kim demiş?
Sıcak yok!
Işık yok!
Sevinç yok!
Umut yok!
Nereye baksam
Neye dokunsam
Neyle konuşsam
Sakın
Varlıklarını
Kanıtlamaya
Çalışmayın!!!
Olsalardı beni bulurlardı!
Bu yağmursuz kumsaldan başlamak istedim herşeye. Herşey dediğim iki sene. Yıllar sonra her geçmiş silik bir genç yürekten. Ama bu iki sene silinmez. Belki iki buçuk... Evet, benim için bu dalgalar iki buçuk seneliktir. Sadece bende bitse olay içime gömerdim. Ama:
"Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir."
Hani, bütün kelimelerin öbür dünyaya göçtüğünü sandığımız zamanlar olur ya; gökyüzü hep gri, insanlar hep kör sandığımız o sonsuz gibi gelen günler.İsimsiz hislerle dolu...
Hani; tam merdivenlerden elektrikler kesilir, sen ürkekçe inersin, diğer bir basamak için atarsın adımını ama başka basamak yoktur, tökezler, belki düşersin, tuhaf bir ihanet duygusu doldurur içini. Ama ortada bir suçlu yoktur. Bu hissin adı gibi...
Bu hislerle, bu boşlukta, bu karanlıkla yaşamak, kalp atışını siler kulaklarından yavaş yavaş.
Ve bir gün, eksilmeye başlar her şey. Önce renkler gider, ardından ışık. Sonra sesler ve dokunabildiğin her şey gider. Sonunda hisler...
Farkında olmadan sınırı geçip geldiğin o meydanda, o soru sana sorulunca vereceğin ilk cevap: "Yeni mi öldüm?" olur...
Ya da "Yine mi?"...
I'm thinking, feeling, living different. (Farklı düşünüyor,hissediyor ve yaşıyorum)
So nobody likes me. (Bu yüzden beni kimse sevmiyor)
And I hate myself. (Ve ben kendimden nefret ediyorum)
Ve bu denizdeki fırtına, içimdeki fırtınayı bastırdı yavaş yavaş. Yağmurdan kaçarken tutulduğum doluya şemsiye olan bu gemiyle, güneşe doğru gittiğimi umuyorum...Yoksa artık var olmayacak muta dair. Ve sanırım yağmuru seviyorum...
Love is gonna save us (Aşk bizi kurtaracak...)
İnsanları anlıyorum, bu yüzden onları sevmiyorum.
Onları tanımaya çalışmak en sevdiğim şeydi bir zamanlar. Onları tanıdım, yanlarında oldukça sevdim, sevdikçe yaklaştım. Ama yaklaştıkça uzaklaştılar sanki. Önce onları anlamadım, sonra kendimi. Ve onları anlamaya çalıştıkça, aslında hiç bir şeyi anlamadığımı fark ediyorum artık. Şimdi kendimi anlamıyorum. Bu insanları neden seviyorum? Onlar neden uzaklaşıyor? Ve nedenonları anlamıyorum?
Hatayı önce kendimde gördüm. Sonra onlardaydı. Şimdi ise onlara ayak uyduramadığım için hatanın bende göründüğünü biliyorum. Ve elimden bir şey gelmiyor. Böyle olmayı ben seçmedim. Onlar beni böyle yaptı. Ama onlar suçlu değil, onlar kendileri gibi olduğu için ben böyleyim. Ve artık onları anlıyorum.
Onlar gibi olamadığım için kendimi, onlar gibi olmam gerektiği için ise onları sevmiyorum. Ve onlar beni sevmiyor, çünkü ben onlar gibi DEĞİLİM!
Defterden üç, dört aylık bir bölümde yazdığım tüm düzyazılar! Şiirlere "Bağlantılar" bölümünden ulaşabilirsiniz.) Biliyorum çok karamsar ve paranoyak şeyler yazmışım. Ama elimde değildi, böyle hissdiyordum. Bunları birine anlatıp da sıkmaktansa, yazmayı tercih ettim. Ve bu defter, içim dökmemi sağlayan en önemli şey oldu.
Bir de resimler var tabi ki... Onların da linki burada.
Sağlıcakla kalın, benim gibi olmayın:)!!!
Konu: sen...
aslında haklısın... paranoyak gözükmen önemli değil...doğrusun ve boşver kimse seni sevmezse sevmesin.. sen kendin ol seni seven "sen" olarak sevmezse o kaybeder ne takıcan =)))
Bağlantı »