« Önceki | Sonraki »

8/9/2008

Siyah Punto İle Bir Yazı

    Bir süredir yazmak istediğim bir konuydu. Sonunda yaz tatili boyunca bol bol düşünüp, İstanbul’a döndüğüm gibi yazıyorum.

     Bu seferki yazı siyah rengi üzerine… İlginç bir konu olacak emin olun:)

“Ne var ne yok?”

    Sık kullandığımız bir kalıptır, değil mi: “Ne var ne yok?” Peki, cevap ne olur?

a) Alıştığımız şekilde algılanıp, öyle cevaplanır: “İyilik senden ne haber?”

b) Kelime oyunu yapılır: “Patates var, domates var, hıyar var… Aaa ama bak peynirimiz yok…”

    A şıkkı gayet doğal geliyor. Ama B şıkkındaki bayat espri ne yazık ki hala kullanılabiliyor… Şimdi konuyu biraz esnetelim:

    “Ne var ne yok?” sorusuna B şıkkındaki esprili cevapla, sadece “Buzdolabı” içerisinde olanları ve olmayanları öğreniyoruz. Daha geniş düşünelim. Mesela Evren!

   Sorsam şimdi size: “Evrende ne var?” diye, çok ilginç cevaplar alacağıma eminim.
“Gezegenler var, yıldızlar var, gök taşları, yine yıldızlar var. Sonra Ferrari var, Las Vegas, İbrahim Tatlıses, Ayşe Hatun var…” Saymakla bitmez. Aklınıza gelen ve sizin için bir anlam ifade eden her şey var ve bunları zorlanmadan söyleyebilirsiniz. Ama sorsam ki “Evrende ne yok?” O zaman biraz karışacaktır biraz işler. Dağıtalım:)

Var olan “Yok”um, Olmayan “Var”ımdır…

    Geçen sene bir kıza yazdığım bir şiirde buna benzer bir mısra kullanmıştım. Bundan esinle devam ediyoruz…

    “Benim hiç arabam olmadı biliyor musun?” diyen bir eleman olsun. Bu eleman biliyor ki, “araba” denen bir şey var. Ve bunu sürekli görüyor. Ama kendisinin bir arabası yok. Ve olmadığını biliyor.

    Peki; olmayan bir şeyi görebilir misiniz? (Halüsinasyonu saymıyorum) Tabi ki “hayır” dersiniz. Ama onun olmadığını bilirsiniz. Bu durumda, “olmayan bir şeyin varlığı” söz konusudur. O halde, “yokluk” kavramı bir varlıktır, ancak bir şeyin yerini tutmaz. Boş küme gibi yani. Bir şeyin olmadığını duyumsayabilir ve aklınızla da onaylayabilirsiniz çünkü. Peki, ne renktir bu boşluk? Nasıl kokar ve ne kadar soğuktur? Ne kadar sessiz ve ne kadar acı?

Çiğnenecek Bir Kanun: Renkler Tartışılmaz!

    Hadi şimdi de renklerden söz edelim ve söze, yıllardır alışılagelen yanlış bir bilgiyi açıklayarak başlayalım.

    Ana renkleri kırmızı, sarı ve mavi olarak biliriz. Oysa öyle değildir. Ana renkler kırmızı yeşil ve mavidir. Sarı ara renktir. Bunu şöyle açıklıyoruz:

    “Kırmızı kalem, yeşil yaprak, mor kazak” gibi terimler, dil-anlatım dersinde bir şeydir, ancak optikte pek bir şey değillerdir. Işık, bir cisme vurduğunda, cisimdeki moleküller ışığın bir kısmını soğurur, bir kısmını yansıtır. Ve yansıttığı ışığın renginde görünür. Işık olmazsa, cisim görünmez. Eğer renk cisimden geliyor olsaydı, karanlıkta mor mor parlayan bir kazağınız olurdu.

    Güneşten gelen ışık, beyaz ışıktır. Ve bu beyaz ışıkla cisimlerin buluşmasıyla oluşan yansımalar sonucunda kırmızı, sarı, yeşil, beyaz, mavi gibi renkler oluşur. Bu durumda, temel renklerin karıştırılmasıyla beyaz renk elde edilmeli öyle değil mi? Bunu öğrenen her çocuk denemiştir. Ama ortaya kahverengiye yakın bir ton çıkmıştır. “Bu kitap yalan söylüyoo” olmuştur. Yalan söylemiyor, sadece eksik söylüyor. Renkli boyaları karıştırınca öyle oldu, peki ya renkli ışıklar karışırsa? O zaman da böyle olur:

R=Kırmızı, G=Yeşil, B=Mavi        RGB=Monitör ve televizyonlarda renkleri oluşturan üç ana renk!

    Görüldüğü gibi, sarı aslında ara renk ve kırmızı ile yeşilden oluşuyor.

    Peki, bu renkler arasında göremediğimiz bir şey var mı?

“Ağabeycim senin için kararmış”

   Mavi vardır. Ama sadece mavi değildir. Açık mavidir, koyu mavidir, buz mavisidir… Bir sürü mavi vardır. Açık mavide RGB temeli yüksektir, ama B, yani mavi daha fazladır. Koyu mavide ise, RGB düşüktür mavi yine fazladır. Neyse bu maviyi bir süreliğine bir kenara bırakalım (ama asla vazgeçmeyelim! Mavi en sevdiğim renk:). Peki, bütün RGB değerleri sıfır olursa ne olur? Hiçbir şey. Çünkü bir şey göremezsiniz.

    Siz tam bu yazıyı okurken elektrikler kesilse ne görürsünüz? Hiçbir şey. Çünkü karanlık ve hiç ışık yok. RGB sıfır. Ama bu görülen boşluğun bir rengi var değil mi? Siyah!

    İşte orda durun bakalım. Renkler ışık sayesinde oluşuyor. Karanlıkta ise ışık yok, dolayısıyla renk de olamaz. Yukarıda gördüğünüz tabloda da siyah yok. RGB’nin, yani ışığın sıfır olduğu ortamda oluşur siyah.

    Bu durumdan şunu çıkarıyorum: Siyah bir renk değil! Siyah, rengi olmayanın adıdır. Hiçbir şey olmadığı zaman ortaya çıkan bir boşluktur. En başta siyahtı ve her şey bittiği zaman, yine siyah olacak. Şimdi izninizle, yazının ikinci paragrafını düzelterek yazmak istiyorum:

    Bu seferki yazı siyah varlığı üzerine… İlginç bir konu oluyor emin olun:)

“Abi öldük mü?” – “Yok be oğlum, elektrikler gitti”

    Yeteri kadar fizik ve felsefe yaptık sanırım. Şimdi de biraz psikolojik olarak ele alalım bu karanlık meseleyi.

    Siyah denince akla ilk gelenler karanlık, gece, okul ceketi gibi şeylerdir. Bu cevaplar benim için yeterli değildi ve bu yüzden arkadaşlarıma sordum. Umutsuzluk, acı, keder gibi cevaplar geldi çoğunlukla. Bizde karamsarlığı simgelerken, uzak doğuda sevinci simgelermiş. Ama bazı cevaplar gerçekten ilgi çekiciydi.Mesela Elçin:

    “Yok olmuşluğun simgesi, karamsarlığımın yanında ayrıcalık, bütün renklerimi kötü bir renge bulamak, ayrıca güç ve üstünlük, bazen ise insanları uzak tutacak kadar itici ama aynı zamanda ilgi çekici, öldürülmüşlük, sonsuzluk ve dahası…” (süper yorum yani daha ne diyeyim)

    Ve Serdar:
Başlangıç ve sondur. Sıfırdır siyah .(Felsefe yapmış, ama fiziksel cevabı da vermiş, bu da süper:)

    Bana sorarsanız, siyah benim için her şey olabilir. Ama her şeyin yanında, bana eksilerimi gösteren bir arkadaştır. Yol göstericidir. Siyah giydiysem, bu “Arkadaşlar ben bugün aranızda değilim, gördüğünüz ben değilim” demektir.Çünkü kafam doludur, fazla düşünüyorumdur. Siyah bendir. Ben siyahımdır...

    Kısacası siyahı da severim:)

    Ve benim görüşüme göre, evrende olmayan şeylerin genel adı siyahtır. Siyah, var olan "yok", olmayan "var" dır. Uzatmaya gerek yok, uzatmanın gereği de siyahtır o zaman:)




    UYARI: Hani bazen kafanızı toplamak istediğinizde, “Keşke boşlukta olsam, evrenin uzak ve karanlık bir köşesinde olsam tek başıma” gibi düşünceler türetirsiniz ya, bunu unutun. Çünkü bir yerde okuduğuma göre, evren aslında siyah değil, yeşil ve kahverengi tonlardaymış. Ayrıca orası fazla soğuk ve gürültülüdür her şeye rağmen. Bu yüzden size tavsiyem, yüzmeyi bilmiyorsanız öğrenip, gecenin bir saati durgun denizde boyunuzu aşacak kadar açılıp suyun içine dalın. Suyun okşaması ve siyahtan başka bir şey yok orda! 10 saniye bile arınmanıza yeter inanın:)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: siyahfikirler | Tarih: 2008-09-10 00:45:28
    Konu: ...
    'Siyah' kelimesini okur okumaz alelade tıkladım (bkz. algıda seçicilik)

    Fikirlerinin biçoğuna katılıyorum.. İfade şekilleri güzel..
    Ve siyahın ne çok mana ifade ettiğini anladım.. Yani kendi içinde daha çok anlam ifade ediyor.. böylece de diğer renklerden daha renklidir aslında Siyah..

    Bağlantı »

Ziyaretiniz için teşekkür ederim....