24/11/2007
Yanlış Tanınmak Ve Yargı
Açık olmak gerekirse,en büyük korkularımdan biridir yanlış tanınmak.Neysem oyum ben.Bence siz de...
Her insanda,doğuştan gelen ve kurtulmanın yolu olmayan bir alışkanlık vardır;önyargı.Ve ben diğer her şeyi gruplara ayırdığım gibi,bunu da gruplara ayıracağım:
1.İlk Yargı
İnsanlar,hiç konuşmadıkları birisi hakkında,tip,giyim,hareket gibi bireysel özelliklerinden yola çıkarak bir takım yargılara varırlar."Ay... bunu teni hafif esmer,elinde de tesbih,bu herif tehlikeli..." gibi...Daha sonra bir olay olur,onunla tanışırsın,ve sonra onun hakkındaki bu önyargın uçar gider.Çünkü hiç de öyle tahmin ettiğin gibi birisi değildir.Tam aksine sana tahmininden daha iyi davranır.Ve sen de,bu hali işine geldiği için ilk yargıyı unutur,ikinci tür olan Görünen Yargı türünü kafana kazırsın.
2.Görünen Yargı
Gerek bir ortak yön sonucu,gerek bir tartışma sonucu olsun,birisiyla tanışır,konuşursun.Onun nasıl biri olduğunu öğrenirsin(ya da öyle sanarsın).Ve genellikle ilk yargı ile görünen yargının birbirine zıt olduğu olaylar görürüz.Bu kişi sadece olumlu olacak diye bir şey de yok.Güzel dediğin kız bile sonunda madde bağımlısı çıkabilir.Veya kendini beğenmiş birisi.O yüzden ilk yargıya aldanmamak gerekir.Mesela kendimden bir örnek vereyim.Bir gün okuldan çıkmış eve gelirken,yolun kenarındaki çöpü karıştıran,saçı sakalı birbirine girmiş bir adam gördüm.Uzağından geçtim.tem onu geçtiğim sırada arkamdan seslendi."Genç!" dedi.Dedim"Eyvah kesin para falan isteyecek benden.".Bana ne dedi biliyormusunuz?;"Paranı düşürdün...".Görüyor musunuz? Belli ki beş kuruş parası yok,ama yere düşen bir para görünce de hemen sahibine haber veriyor.Yani,ilk yargıya asla güvenmeyin.Görünen ile aynı olduğuna pek az rastlanır.
3.Gerçek Yargı
Bir de gerçek yargı vardır.İnsanın gerçek benliğini anladığınızda,o zaman değişmeyeceğinden emin olduğunuz bir yargıya varırsınız.Ve genellikle bunu yakalamak için o kişinin ya da herhangi bir kişinin zor durumda olması gerekir.Örneğin o çöpü karıştıran adam,tahminimin tam tersinde çıktı.O parayı alabilirdi, ama gerçek kişiliği buna izin vermedi.Ve bu onun gerçek kişiliğiydi,çünkü hayattan iyi bir ders almış,ve ne ise o olması gerektiğini,neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilerek yaşaması gerektiğimi anlamıştı.Bunu anlayan biri,zaten gerçek kişiliğiyle yaşar her zaman.Gizlisi saklısı olmaz.
Genel olarak bakarsak;
İnsanlar hayatı hafife aldıklarında,görünen yargıyı anlayacağımız şekilde yaşarlar.Bir takım düşünce ve alışkanlıklarını gizlerler.O yüzden,gerçek yüzlerini öğrenemez,eksileriyle karşılaşana kadar en doğru yargıya varamayız.
İnsanda kusur yok ise,gerçek yargıyı ele verecek şekilde yaşar.İlk yargı farklı olsa bile,görünen ile gerçek her zaman aynı şeydir onda.
Ancak bunu anlamak için,ya onunla 6-7 yıl geçirmiş olmanız,ya da en kötü zamanında yanında olmanız ve sorular sormanız gerekir.O anda,genellikle yapılmış hatalar ve bilinen kusurlar dışa vurulur.Gerçek kişiliği hakkında %90 doğruluk payı olan yargılara varırsınız.%10 u da düşünüp tamamlayabilirsiniz.Neden-sonuç değil,sonuç-neden ilişkisi ile düşünüp.Gerçeği yakalarsınız sonuç olarak,ve ona göre davranırsınız.Ve bunu yaparken de farkında olmadan bir çok ders alırsınız.
Ancak,eğer siz de görünen kişilikle yaşarsanız ve insanlara olabildiğince bunu göstermezseniz,yanlış tanınır,yanlış tanıtılırsınız.Bu da sizin toplum içindeki görünüşünüzü değiştirir.Görünürde çok baskın olduğunuz
yanlarınızı,birisi çıkıp da söyleyeceği bir sözle,sizin gösterdiğiniz amaç dışında bir amaca sürükleyebilir.
Dün(23 Kasım) benim de başıma öyle bir olay geldi.Hemen anlatayım.
Sanatla yakından ilgili bir kişiyim.Bunu katıldığım etkinliklerle de gösterdim.Şiir dinletisi,29 Ekim çalışmaları,resim,müzik vs. ile.Ancak bunlarla o kadar çok uğraşıyordum ki başka etkinlik kaldıramaz haldeydim.O yüzden tiyatroya giremedim.Edebiyat dersinde öğretmen bana neden girmediğimi sordu.Ben de anlattım.Arkadan bir çocuk atlayıp dedi ki:"O zaten sadece kızları etkilemek için giriyo bunlara.".O kadar saçmaydı ki söylediği,diyecek laf bulamadım.Şok oldum çünkü.O laftan sonra öğretmenin yüzü de değişti.Çocuğa "Saçmalama,olur mu lan öyle şey" falan der sanıyordum.Dedi ki"Dövsenize o zaman bunu..."
Sınıf üzerime yürüdü(şaka olarak herhalde) sonra hoca oturttu.Ve bana da dedi ki:"Sen bilirsin,seneye de ben seni almam.Öyle kafana göre hareket edemezsin.".Ve durum 2-0.Son düdük.
Benim hatam,yeterince iyi tanınmamıştım.
O çocuğun hatası,ilk yargıyla yaklaştı.
Öğretmeni sadece görünen yargıyla tanımışım.
Bu üç durum, beni sınıfın önünde bir anda sanata değil kızlara meraklı durumuna düşürdü muhtemelen.Şimdi herkes bana farklı yaklaşacak ve farklı davranacak.Üstüne bir de öğretmenler günü için şiir okuyunca törende tam oldu.Tiyatroya girmedim,girmeyeceğim.Ve tanıtacağım kendimi.
Yanlış tanındım,bu yüzden çevremden bir çok kişiyi kaybetmiş olabilirim.Siz de bu hataya düşmeyin diye bunu anlattım.Umarım bundan böyle yargılamakta daha dikkatli olursunuz.Ne iseniz öyle görünün.Herkes sizin gibi yargılamaz,bunu da unutmayın.Görüşmek üzere.
Not:Bu siteyi bizim sınıftan kimse bilmiyor.O yüzden onlara herhangi bir şeyi savunma amaçla yazmıyorum bunları.Burada okuduklarınız,tamamen BEN dir.
Konu: bu gerçek yazılara birde yorum gerek
SENİN NASIL BİRİ OLDUĞUN ZATEN AĞZINDAN ÇIKAN CÜMLELERDE GİZLİ.BEN SENİ YANLIŞ TANIMIYORUM.
Bağlantı »